tek parça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tek parça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Eylül 2013 Pazar
Adnan Menderes'in paracıkları kapıcıya mı nasip oldu? Holding kuran kapıcının sırrı. (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim)
![]() |
| Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim |
Holding kuran kapıcının sırrı
44 yıldır saklanan olayın perde arkası: "Adnan Menderes 27 Mayıs İhtilali'nden hemen önce sevgilisi Suzan Sözen'e para dolu bir paket yolladı."
EMANET PARA
"Sözen evde yoktu, paket kapıcıya emanet edildi. Darbe olunca kapıcı emaneti vermedi. O kapıcı şimdi büyük bir holdingin patronu.
Menderes'in emaneti ile holding patronu olan kapıcı kim?
Adnan Menderes Sabetayistler tarafından kurulmuş rejimin başbakanlarından bir tanesiydi. (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim)
Yahudiler, 20. asırda içimzdeki hain Sabetayist Yahudilerle bir olup iki devlet kurdular; Biri Türkiye, diğeri İsrail...
- Sözde Cumhuriyetiz ama Anayasamızın gizli maddeleri var?
- Merkez bankamız çok ortaklı bir anonim şirket... Ne statüsü ne ortakları doğru düzgün belli değil... Paralarımızın üzerinde "Türkiye Cumhuriyeti" ifadesi bile yazmıyor...
- Genel Kurmay başkanlarımız Yahudilerin ibadethanesi Ağlama Duvarında ağlayıp duruyorlar...
- Türkiye’yi kurduğu iddia edilen Mustafa Kemal’den tutun da, günümüze gelene kadar, meşhur idarecilerimiz,askerlerimiz, bürokratlarımız hep Sabetaycı Yahudi kökenden çıkıyorlar...
- % 99’u Müslüman olan bir ülkede başörtüsünü bunlar mı yasaklıyorlar?
- PKK’yı bunlar mı bilerek bitirmiyorlar?
- Yeni Türkiye devletinin resmen tanındığı Lozan’da bizi neden Yahudi Hahamı Haim Nahum temsil etti?
- Ünlü Sabetaycı Yahudi Orhan Pamuk Amerika’da bir panelde neden “Modern Türkiye Cumhuriyeti’ni biz kurduk” dedi...
- Türkiye Cumhuriyeti bir Yahudi cenneti olarak mı inşaa edildi?
- 1924’te Yunanistan ile yaptığımız Mübadele ile neden Türk diye hep Selanik Yahudileri getirildi?
Hiç bilinmeyen gerçek yüzü ile ve özetle; gerçek Adnan Menderes kimdir? (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim)
![]() |
| Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim |
Adnan Menderes'in Sabetayist bir gizli Yahudi olduğu iddialarının, oğlu Aydın Menderes'e, Akşam gazetesi köşe yazarı Gürkan Hacır tarafından sorulduğunu...
Aydın Menderes'in, "Bu iddiaların kaleme alındığı kitapta yazılanlar doğru, kitap basılmadan önce bana da sorulsa idi daha fazlasını anlatırdım." dediğini...
Kısa bir müddet sonra Aydın Menderes'in ansızın fenalaşarak hastahaneye kaldırıldığını...
Hanımının, "Çok zaman kaybedildi... Yanlış teşhis konuldu ve çok zaman kaybedildi. Öyle olmasaydı kurtarılabilirdi." dediğini...
Adnan Menderes'in kabinelerinin Kripto Yahudi, Sabetayist ve Kripto Ermeni dolu olduğunu...
Atatürk'ü koruma kanunu diye anılan 5816 sayılı kanun maddesini Menderes'in çıkardığını...
Menderes'in, devrinin gerçek islam alimleri tarafından sevilmediğini ve hiçbir zaman tasvip edilmediğini...
Menderes'in Kamal Adıtürk ile neredeyse bacanak olacakken, son anda işin ters gittiğini...
Bu bilgiyi gömün! İsmet İnönü, Adnan Menderes'e neden engel olmadı? (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim)
![]() |
| Bu bilgiyi gömün! İsmet İnönü, Adnan Menderes'e neden engel olmadı? (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim) |
Sözde, Menderes, İsmet İnönü gibi birini devirmiş... Sözde, Menderes, Mustafa Kemal'in devrimlerine karşı sessiz devrim yapmış...
Eğer hal böyle ise, neden İsmet İnönü gibi ağzından Allah kelamıı bile çıkmayan biri, sözde İslamcı menderes'in güpegündüz Başbakanlık eskortları ile zinalara gitmesine, hatta kocaları evdeyken bu kadınların evlerine zina etmeye gitmesine hiç ses etmemiş? Aynı anda onlarca metresi olmasına neden tepki koymamış?
İsmet İnönü'ye;
- Efendim! Bu çok büyük bir açık. İki günde alaşağı ederiz artık Menderes'i...
diyenlere neden İsmet İnönü;
- Böyle bir şeyi ne ben duydum. Ne siz söylediniz. Bu bilgiyi gömün.
demiş?
Aynı bu gün olduğu gibi o gün de yaşanan her şey bir tiyatro. İnönü devrilmedi. Menderes Atatürk devrimlerine karşı devrim falan yapmadı.
Menderes'in kendisi Sabetayistti. Kabineleri de Sabetayist, kripto Yahudi ve kripto Ermeni doluydu. 5816 sayılı Atatürk'ü koruma kanununu bile Menderes çıkarttı. Menderes devrinin Cumhurbaşkanı Celal Bayar bir Kripto Yahudiydi. "Bizim bu İslami serbestlik sağlayan kararlarımıza bakıp da şeriat geri gelecek diye sevinenler var. Şu çok iyi bilinsin ki biz şeriatı bir daha getirilemeyecek surette gömdük geçtik." mealinde konuşmalar yapıyordu bu kripto Yahudi Celal Bayar...
Peki dönen tezgah neydi?
Sabetayist Adnan Menderes'in kendi gibi İslam düşmanı olan İçişleri eski bakanı Namık Gedik neden ve nasıl öldü hala bilinemiyor.
![]() |
| Sabetayist Adnan Menderes'in kendi gibi İslam düşmanı olan İçişleri eski bakanı Namık Gedik neden ve nasıl öldü hala bilinemiyor. |
Bakanın ölümü bir sır düğümü; Adnan Menderes'in bakanı Namık Gedik nasıl öldü?
İçişleri bakanı Namık Gedik, Süleyman Hilmi Tunahan'ın cenazesinin Fatih camii haziresine gömülmesinin istenmesi üzerine "Götürün o yobazın-gericinin cenazesini Karacaahmet'te bir çukura gömün" demişti... Bundan bir süre sonra gözaltında olduğu odanın camından atlayarak öldüğü iddia edildi. Lakin son meydana çıkan gerçekler bunun böyle olmadığını ve intihar etmediğini ispat etti. Netice olarak, içişleri bakanının nasıl ve neden öldüğü hala daha netleştirilemedi. Aşağıya alıntılayacağımız haber, Gedik'in o odadan atlayıp intihar edemeyeceğinin ispatı niteliğindedir...
Akşam Gazetesi'nden Mehveş Evi'in yazısı;
Akşam Gazetesi'nden Mehveş Evi'in yazısı;
***
Namık Gedik`in `intiharı`, 27 Mayıs 1960`ın karanlıkta kalan olaylarından biri... Menderes hükümetinin İçişleri Bakanı Gedik, darbe günü evinden alınıp Ankara Harp Okulu`na getirildi. Üç gün sonra, hapsedildiği odanın penceresinden atlayıp intihar ettiği söylendi. Aradan 48 yıl geçmesine ve ailesinin intiharı kabullenmesine rağmen, Gedik`in öldürüldüğü iddia edilir...
Gedik`le ilgili son iddia, Yeni Aktüel`in geçen haftaki sayısında `27 Mayıs`ın dördüncü idamı mı?` başlığıyla yayınlandı. O tarihte Tank Okulu`nda yedek subay öğrencisi olan Fehmi Yücel`in anlattığına göre Gedik, o pencereden atlamış olamazdı, çünkü hem odasının penceresi dubleydi hem de atladığı söylenen cam kırığından kedi bile geçemezdi...
Gedik`le ilgili son iddia, Yeni Aktüel`in geçen haftaki sayısında `27 Mayıs`ın dördüncü idamı mı?` başlığıyla yayınlandı. O tarihte Tank Okulu`nda yedek subay öğrencisi olan Fehmi Yücel`in anlattığına göre Gedik, o pencereden atlamış olamazdı, çünkü hem odasının penceresi dubleydi hem de atladığı söylenen cam kırığından kedi bile geçemezdi...
Adnan Menderes'ten metresinin kocasına: "Karını boşa, ben alacağım!" (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim)
Menderes’i tanıyalım.
İşte bir Adnan Menderes klasiği; bir çok kere evlilik dışı yasak ilişki(zina) yaşamış. Hem de devletin ve milletin paralarıyla bunlara evler de almış. Yetmemiş evli kadınlarla bile zina etmiş. Hem de kocalarının evde olduğu zamanlarda... Hem de resmi araçlarla, eskortlarla gitmiş bu zina törenlerine...
Günümüzde Tayyip Erdoğan’ın biz Müslümanlara çok büyük bir lider gibi gösterilmesi gibi o zamanlarda da Adnan Menderes halka kurtarıcı, büyük dava adamı gibi sevdirilmişti… Oysa Adnan Menderes hem aile bağları olarak Yahudi kökenliydi, Sabetaycıydı hem de yaşam tarzı olarak gayr-i İslami hatta gayr-i insani idi…
Artık ülkemizde Müslümanların popülist bakış açılı değerlendirmeleri bir kenara bırakıp gerçekçi bir tarih ve dava anlayışına sahip olma zamanı geldi de geçti bile…
_______
Genç bir kadın. Henüz 25 yaşında. Bir gece, bir davette başbakanla tanışıyor. Daha doğrusu başbakan onu uzaktan görüyor, elinden tutuyor ve bahçeye çıkarıyor. Sonra saatlerce dolaşıyorlar. Film gibi değil mi? Opera sanatçısı Ayhan Aydan ve Adnan Menderes’in tanışmaları aynen böyle cereyan ediyor... Ancak Ayhan Aydan, bu ilişkiyle ilgili adeta sessizlik yemini etmişti. Birkaç istisna dışında kimseyle konuşmamıştı. Bunlardan biri eski bakan, yazar Yılmaz Karakoyunlu’ydu. “Hatırla Sevgili” dizisinin danışmanlığını da yapan Karakoyunlu, uzun uğraşları sonucunda Ayhan Aydan’la bir dizi görüşmede bulunmuş ve edindiği bilgilerle “Yorgun Mayıs Kısrakları” romanını yazmıştı. Böylece biz de kendisiyle geçen hafta sonsuz bir suskunluğa gömülen Ayhan Aydan’ı yani Cumhuriyet tarihinin en gizemli kadınlarından birini konuşabilme fırsatı bulduk
Çok zeki, asil ve aranılan bir kadındı
Cumhuriyet tarihinin en gizemli kadınlarından biriydi Ayhan Hanım. Siz onunla tanıştınız. Nasıl biriydi?
Çok zekiydi. Sorduğum bir sorunun yanıtının başka hangi soruya varacağını tahmin eder, onu da kapsayarak konuşurdu. Müthiş bir gözlem yeteneği vardı. Hiçbir zaman gözü yaşlı olmadı. Yaşadıklarını anlatırken kendinden geçmedi. Vakur ve gururluydu. Ama en önemlisi olayları anlatırken, olayların içinde oturup çeperindekileri kendi etrafında döndürecek bir kabiliyete sahipti. Böyle bir kadından bir erkek çok hoşlanır. Çok da güzel bir kadındı. Tavırlarından da anlıyorsunuz ki her şeyiyle güzel bir kadındı. Ayrıca karşı tarafı kötüye kullanmayan... Ama darbe yemiş bir kadındı da. Bu darbe Adnan Bey’in diğer kadınla (Suzan Sözen) sürdürdüğü ilişkiydi...
Neden?
Adnan Bey, onunla tanışmadan önce de çapkındı. Hatta 1946’da dönemin derin devleti, Adnan Bey henüz başvekil değilken, çok iyi bir hatip, çok iyi muhalefet yapıyor diye “Nedir bu adamın hayatı, araştırın” demiş ve sevgilisi Mukaddes Hanım’la hangi saatte ne yapıyor öğrenilmişti. Bunlar devlet zabıtlarında vardır.
Ayhan Hanım, Menderes’in diğer ilişkilerini nasıl karşılıyor?
Çevresindekiler Adnan Bey’in ilişkilerinden onu haberdar ediyor. Ama Ayhan Hanım, Adnan Bey’i onu o kadar seviyor ki, “Yeter ki senden bir çocuğum olsun” diyor. Yani “Eşini boşa, beni al” gibi bir talebi yok. Şunu da unutmamak gerek; Türkiye’de başbakan sevmeye hazır, on binlerce değil yüz binlerce kadın bulursunuz. Türk kadını otoriteyi sever. 1950 koşullarında bir başbakanı sevmek ise fevkalade önemli bir hususiyet. Ayhan Hanım bunun da farkındaydı. Ama bu hiçbir zaman Adnan Bey’den bir şey talep etmek tarzında olmadı. Yani “Ahmet’i oradan al, buraya koy gibi.”
Her ne kadar Ayhan Hanım aşık olsa da bu çok zor bir ilişki. Onu bu ilişkide tutan ne?
Ayhan Hanım, o sırada 25-26 yaşında. Adnan Bey ellilerinde... Onun yanında yaşadığı mutluluğu çok iyi tarif edip Ayhan Hanım’a hissettiriyor. Mesela Ayhan Hanım “Küpem kayboldu” diye anlatmıştı; oturup saatlerce arıyorlar. Dikmen’deki gazino kapatılıyor, korumalar falan hep birlikte arabaların farlarını yakıp, küpenin taşını arıyorlar. Ayhan Hanım “Benimle beraber gözlerime baka baka aradı”
demişti.
Aşırı kıskançtı, şoförsüz sokağa çıkarmazdı
Ayhan Hanım, Menderes’in diğer ilişkilerini nasıl karşılıyor?
Çevresindekiler Adnan Bey’in ilişkilerinden onu haberdar ediyor. Ama Ayhan Hanım, Adnan Bey’i onu o kadar seviyor ki, “Yeter ki senden bir çocuğum olsun” diyor. Yani “Eşini boşa, beni al” gibi bir talebi yok. Şunu da unutmamak gerek; Türkiye’de başbakan sevmeye hazır, on binlerce değil yüz binlerce kadın bulursunuz. Türk kadını otoriteyi sever. 1950 koşullarında bir başbakanı sevmek ise fevkalade önemli bir hususiyet. Ayhan Hanım bunun da farkındaydı. Ama bu hiçbir zaman Adnan Bey’den bir şey talep etmek tarzında olmadı. Yani “Ahmet’i oradan al, buraya koy gibi.”
Her ne kadar Ayhan Hanım aşık olsa da bu çok zor bir ilişki. Onu bu ilişkide tutan ne?
Ayhan Hanım, o sırada 25-26 yaşında. Adnan Bey ellilerinde... Onun yanında yaşadığı mutluluğu çok iyi tarif edip Ayhan Hanım’a hissettiriyor. Mesela Ayhan Hanım “Küpem kayboldu” diye anlatmıştı; oturup saatlerce arıyorlar. Dikmen’deki gazino kapatılıyor, korumalar falan hep birlikte arabaların farlarını yakıp, küpenin taşını arıyorlar. Ayhan Hanım “Benimle beraber gözlerime baka baka aradı”
demişti.
Aşırı kıskançtı, şoförsüz sokağa çıkarmazdı
Denilecek ki "Evliler de sever." İyi de birader insan her gün yeni birini mi sever? (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim)
![]() |
| Denilecek ki "Evliler de sever." İyi de birader insan her gün yeni birini mi sever? (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim) |
"Büyük aşkın'' bilinmeyen ayrıntıları!
'Menderes, Ayhan Hanım’ı babasından ister gibi kocasından istedi'
Opera sanatçısı ve Adnan Menderes’in ’büyük aşkı’ Ayhan Aydan, dün son yolculuğuna uğurlandı. Aydan’ın ölümüyle bir dönem de kapandı. Yazar Yılmaz Karakoyunlu bu tarihi aşkı, ’Yorgun Mayıs Kısrakları’ eserinde su yüzüne çıkmamış ayrıntılarıyla kaleme almıştı. İşte kitaptan çarpıcı anılar...
Perşembe günü 85 yaşında İzmir Alaçatı’da hayatını kaybeden Ayhan Aydan kuşkusuz Türk operasının en önemli seslerinden biriydi. Ancak adını asıl duyuran, Adnan Menderes’le yaşadığı aşk oldu. Korkunç Yassıada Günleri’nde sevdiği adamı, herkesi tir tir titreten Başyargıç Salim Başol’un karşısında “Ben bu adamı sevdim hâkim bey, siz sevginin ne olduğunu bilir misiniz?” sözleriyle savunacak kadar güçlüydü aşkı. Ve aynı ölçüde karşılıklıydı. Adnan Menderes, evli olmasına rağmen ilişkisini saklamadı. Hatta “Yorgun Mayıs Kısrakları” adlı anı romanı kaleme alan Yılmaz Karakoyunlu’nun deyimiyle, “Babasından ister gibi istedi, Ayhan Hanım’ı kocasından...” Menderes’in asılmasının ardından neredeyse yarım asır sürecek bir sessizliğe gömülen Ayhan Hanım, ilk kez Karakoyunlu’ya anlatmıştı anılarını. İşte kitaptan yasak aşkın en mahrem ayrıntıları...
Evliliği nihayete erdireceğim
Ayhan Hanım eşinden (Orkestra şefi olan Hasan Ferit Alnar) boşanmak istiyordu. Adnan Bey de aynı fikirdeydi. Ve Adnan Menderes, “Ferit Bey’le bizzat görüşeceğim” diyordu. Görüştü de (Başbakanlık makamında)... Menderes, Ferit Bey’i kapıda karşılamış, oturuncaya kadar da ayakta beklemişti. Söze Ferit Bey başlamıştı: “Bahsedeceğiniz meseleye birkaç gün önce vakıf oldum. Bir tesadüf bende bu sarsıntıyı yarattı. Doğrusu bu ilişkiyi daha duygu safhasındayken bilmek isterdim.”
Adnan Bey’in ikram ettiği sigarayı aldı ama yakmadı. Kül tablasının yanına koydu: “Bu ilişkiyi sadece sizin cesaretinizin sağlamış olmasını mümkün görmüyorum. Ayhan’ın kolayca farkına varılmayan bir apaş yanı vardır. Münasebetlerinizin çok ilerlediğini ve hatta ev halkının desteğini bile aldığınızı öğrendim. Evliliğin nihayete erdirilmesi için avukatıma talimat verdim. En kısa sürede bu karar alınacaktır. Bu arada sizin de ziyaretlerinizi seyrekleştirmeniz hepimizin haysiyeti açısından takdire şayan davranış olur.”
Adnan Bey ne diyeceğini şaşırmıştı. İnisiyatifi Ferit Bey ele almış ve görüşmeyi istediği gibi sonuçlandırmıştı. Adnan Bey bu görüşmeyle ilgili olarak arkadaşı Ethem Bey’e, “Beni hiç yormadı. Hiçbir ricama hacet kalmadan istediklerimin hepsini verdi. Ama beni görüşmekten men etti” demişti...
İnönü: Gömün bu bahsi
Adnan Menderes'te metres çok boldu. Evliymiş-bekarmış hiç fark etmezdi. (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim)
![]() |
| Adnan Menderes'te metres çok boldu. Evliymiş-bekarmış hiç fark etmezdi. (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim) |
| Çok büyük dava adamı olarak tanıtılan, sağ görüşün idollerinden biri haline getirilen, yıllarca dava gençliğine "büyük" olarak gösterilen Menderes'in fermuarı o kadar bozuktu ki... ____ ADNAN MENDERES’İN 55 YILDIR GİZLİ KALAN ‘MUKADDES’ EMANETİ |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bu güne değin en çok tıklanılanlar
-
Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim Kendisi Evli, Metresi Evli... Kendinin zaten çocuğu var, metresinin de çocuğu var... Kendi ...
-
Yahudiler, 20. asırda içimzdeki hain Sabetayist Yahudilerle bir olup iki devlet kurdular; Biri Türkiye, diğeri İsrail... - Sözde Cumhuri...
-
Adnan Menderes'in metresliğinden erotik kitap yazarlığına; Suzan Sözen (Gerçeğin objektifinden 'Ben Onu Çok Sevdim.") Tür...
-
Menderes’i tanıyalım. İşte bir Adnan Menderes klasiği; bir çok kere evlilik dışı yasak ilişki(zina) yaşamış. Hem de devletin ve milleti...
-
Adnan Menderes Sabetayist bir gizli Yahudiydi (Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim) ADNAN Menderes'in eşi Berrin hanımın, me...
-
Gerçeğin objektifinden: Ben Onu Çok Sevdim Adnan Menderes Yassıada'da çok sayıda uyku hapını bir anda yutarak intihar etmeyi tercih...
-
adnan menderes suleyman hilmi tunahan idam “2000’li yılların başında bir yaz günüydü. Vazifeli olduğum Tatvan Saadet Camii içinde Sıbyan...
-
Sabetayist Adnan Menderes soy ismi olan ERTEKİN'i değiştirip Menderes yaptı. Kripto Yahudi Adnan Menderes'in ilk soyadının ERte...
-
menderesin oğlu 9 günlük bayram tatili benim için rahat okumalara fırsat olur. Marc David Baer'in yazdığı 'Selanikli Dönmeler...







